DELİCE

17 Eylül 2019 Salı

Pazar Resitali 7

DELİCE -/POLİFENOLLER

’’hafızalarınızı tazalemeye ne dersiniz’’

Abidin Tatlı
Researcher Writer
Degustation, Instructor And Degustator

 

Delice

Zeytinyağı

Doğanın binlerce yıllık, doğası bozulmamış armağanı; delice zeytin. Zeytinyağı şişesini elinize aldığınızda sağlığınız için bir armağanı aldığınızı anlarsınız. Delice zeytinyağını aldığınızda gerçekten bir ilaç satın almış olursunuz ki lezzeti, aroması ve hiçbir yan etkisi olmayan bir ilaç, doğanın bize sunduğu, binlerce yıl koruduğu bir mucizedir belki de.
İnsanoğlunun doğayla savaşına yenik düşmemiş bir meyvedir delice zeytin. Diğer kültürü yapılan çeşitlere göre çok küçük taneli ve büyük çekirdeklidir. İnsanoğlu zaman içinde daha büyük taneli, daha yağlı ve daha etli çeşitler için bir seri uğraş vererek bu gün tarımı yapılan zeytin çeşitlerine ulaşmıştır.
Zeytini sağlık iksiri yapan sır ise yapısında bulunan acılık ve yakıcılık veren maddelerdir. Fenoller; zeytinden zeytinyağına geçen mucize bileşenler. İşte delice zeytinin farkı burada karşınıza çıkacak küçücük tanelerde, az miktarda olan meyve etinde, çok yoğun miktarda bulunur bu şahane bileşenler. Delice zeytini tattığınızda inanılmaz buruk acı bir tat alırsınız. Ardından genziniz uzunca bir süre yanar. Bu müthiş etki fenollerin etkisidir ve biz bu etkinin mümkün olduğunca yağa geçmesini ve içinde kalmasını amaçlıyoruz. Yağında acı ve yakıcı olması için üretimi soğuk sıkım ve su ilavesi olmadan yapıyoruz.
Delice zeytinyağı, zeytinyağının bilinen etkilerini daha etkin hale getirir.
Cildinize bakım kremi olarak direk uygulayabilirsiniz. Antioksidan kapasitesi sayesinde cildinize anti-aging etki gösterecektir.
Zeytinyağının kanser türleri üzerindeki etkili maddelerini maksimum seviyede taşımaktadır.
Özellikle sindirim sistemi kanserlerinde daha belirgin etkisi olduğu birçok çalışma ile ortaya konmuştur.
Yeni doğanlarda cilt bakım yağı, pişik tedavisi ve göbek bağı bakımı için kullanılırken,6 ay sonrasında ek besinlerine ilave edildiğinde kemik ve beyin gelişimi için faydalıdır.
Az bir miktarının tüketimi ile tokluk hissini artıracağı için ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacağı için günlük diyetinizde yardımcı olacaktır.

Polifenoller

Zeytinyağı besinsel değerinin yanında içerdi yüksek içerikli polifenollerin sağlık üzerine etkileri ile insan beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır.
Zeytinyağı içerdiği yüksek oranda tekli doymamış yağ asitleri ile karakterize edilmekte ve fenolik bileşikler, skualen, E vitamini gibi fitokimyasallar açısından güzel bir kaynak oluşturmaktadır. Zeytinyağı “doğal fonksiyonel gıda” olarak da bilinmekte ve oksidatif strese bağlı olarak oluşan kanser, kalp damar hastalıkları, ülser, diyabet gibi hastalıklar, alzheimer ve bunama gibi yaşlanmaya bağlı bozukluklar üzerine koruyucu etkileri bulunmaktadır. Bu etki zeytinyağı içinde bulunan biyoaktif bileşenlerin sinerjistik etkileşimi ile sağlanmakta ve zeytinyağı tüketiminin fazla olduğu ülkelerde kanser, kalp damar hastalıklarının daha düşük gözlenmesi bu etkiye bağlanmaktadır.
Binlerce yıldan beri Akdeniz ülkelerinde başlıca gıda olarak tüketilen zeytinyağının kullanımı günümüzde diğer dünya ülkelerinde de giderek artmaktadır. Bunun nedeni zeytinyağının kendine has lezzeti, aroması yanında sağlık üzerine etkili biyoaktif bileşenleridir. Pek çok epidemiyolojik, biyokimyasal, farmakolojik çalışma zeytinyağı bileşenlerinin oksidatif stresin neden olduğu hastalıklarda etkili olduğunu göstermiştir. Zeytinyağının özellikle kalp sağlığı üzerine etkileri bilinmektedir ve bu yüksek oranda içerdiği tekli doymamış yağ asitlerine bağlanmaktadır. FDA (Food and Drug Administration), 72 klinik çalışma sonucunda 2004 yılında zeytinyağı etiketlerinin üzerine iki yemek kaşığı (23g) günlük zeytinyağı tüketilmesinin içerdiği tekli doymamış yağ asitlerinden dolayı koroner kalp hastalıkları riskini azaltacağı şeklinde bir ifade konulmasına izin vermiştir (Anon, 2004). Ancak zeytinyağı antioksidan aktivite, iltihaplanmayı önleme, kolesterol ve kan basıncını düşürme gibi farklı etki mekanizmaları ile çesitli hastalıkların oluşumunda rol alan patolojik proseslerde etkili olan farklı bileşenlerden oluşmaktadır. Zeytinyağının %98’ lik kısmını serbest yağ asitleri ve gliserit bileşenler oluştururken %2’ lik kısmı fenolik bileşikler, steroller, skualen, triterpenler, pigmentler (karotenoid, klorofil) gibi minor bileşenlerden oluşmaktadır. Bu bileşenler ürünün kendine has özelliklerinin oluşumunda rol almakta, miktarları zeytin tipi, yetiştirme koşulları ve bölgesi, tarımsal faaliyetler, proses ve depolama aşamalarına göre değişim göstermektedir. 

Yorumunu bırak
Yorumlar
25.10.2019 00:24
DELİCE

1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye’den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor.

O güne kadar İspanya’ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı var.

Kömürler İskenderun’dan Saroz Körfezi’ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen delice ağacından elde edilmesi isteniyordu.

İstek dönemin Hükümeti tarafından yüksek getirisi nedeniyle sevinçle karşılanıyor, ülkemizde bol miktarda bulunan delice kömürü ihraç edilmeye başlanıyordu.

Görgü tanıklarının anlattıklarına göre, limanların üzeri gemi yüklemeleri sebebiyle kara bir bulut ile kaplanıyor göz gözü görmüyordu.

O yıllarda Ankara’da görev yapan ABD Ticaret Ateşesi, dönemin Dışişleri Bakanı’na ihraç edilen kömürün İspanya tarafından nasıl değerlendirildiği ya da nerelerde kullanıldığını araştırıp araştırmadıklarını soruyor.

Aldığı cevap, getirisinin önemli olduğu nerede kullanıldığının Türkiye’yi ilgilendirmediği şeklinde oluyor.

Bunun üzerine ataşe konuyu kendisi araştırıyor ve otoyollarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığı bilgisine ulaşıyor.

Bununla yetinmeyip ABD’de tanıdığı mühendislerden bilgi alıyor ve otoyolda kömür dolgunun bir yararı olmadığını öğreniyor.

Öğrendiklerini Bakan’a iletiyor, Türkiye’nin rahatsız olmadığını, gelirden dolayı memnun olduklarını söylüyor, konu kapanıyor.

Delice ağacının zeytin aşılamak için en uygun ağaç olduğunu bilenler Türkiye’ye oyun oynamışlardı.

Sonuç olarak İspanya dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçısı oldu ve ne tesadüf ki aynı yıllarda Türkiye margarinle tanıştı.

Alıntı. Dr. M.Taviki